15 Mart 2009 Pazar

Astım

Astım nefes almayı zorlaştıran akciğerlerde görülen bir hastalıktır. Astımı olan birisi astım krizine yakalandığında ciğerlere havayı çeken tüpler şişer bu nedenle yeterli oksijeni alamaz. Astım krizi çok ciddi ise ölüm riski mevcuttur.
Krizlere neden olan şeyler veya tetikleyiciler astımı olan her bir insan için farklıdır. Bazı yaygın tetikleyiciler toz, polen, duman, egzersiz, hayvan tüyü ile deri hücreleri ve soğuk havadır. Neyin tam olarak astım krizini tetiklediği bilinmemektedir.
Hangi yaşta olursa olsun herhangi bir kimse astım olabilir. Fakat astım, şehrin düşük gelirli bölgelerinde daha yaygındır.
Astım krizinin belirtileri:
Nefes almada zorlanma,
Hırıltılı veya ıslık sesi çıkararak soluma,
Öksürme,
Endişelilik veya huzursuzluk.
Astım krizine karşı doktorun ilaç talimatlarına uyun. Ne yapacağınızdan emin değilseniz çocuğunuzun doktorunu arayın.
Astım krizi hayatınızı tehdit edebilir. Aşağıdakiler gerçekleşirse acil servise gidin:
Çocuğunuz nefes almakta zorlanıyorsa,
Çocuğunuzun dudakları veya parmak tırnakları gri veya mavi ise,
Çocuğunuzun boynu etrafındaki derisi ve kaburgaları sıkışıyorsa.
Acil servise gittiğiniz zaman çocuğunuzun doktorunun adı, telefonu ve alınan astım ilaçlarının listesi gibi çocuğunuzla ilgili sağlık yardımı bilgilerinin yanınızda olduğundan emin olun.

Kaynak;turkey.thebeehive.org

Kalıtımla geçen hastalıklar

Ailenizin tıbbi geçmişini biliyor musunuz? Belki de ailenizde yaşanmış önemli hastalıkları biliyorsunuz fakat annenizde olmamasına rağmen büyük büyükannenizin ve kız kardeşlerinin göğüs kanserinden öldüğünü öğrenmek şaşırtıcı olabilir. Ya da belki hayal meyal babanızın ve erkek kardeşinin ‘tansiyon problemleri’ olduğunu biliyorsunuz fakat yüksek mi, düşük mü veya ne kadar kötü olduğundan emin olamayabilirsiniz. Aileden geçen belirli hastalıklar vardır. Bunlardan bazıları genetik şartlardan, diğerleri ise bir ailenin aynı çevresel faktörler içinde yaşamasından kaynaklanır (yaşadıkları bölge ve yeme alışkanlıkları gibi). Daha yaygın bazı durumlar ise şöyledir:
Göğüs kanseri
Göğüs kanseri geni 1 ve Göğüs kanseri geni 2 diye adlandırılan ve aileden geçen iki gen vardır. Aile bireylerinden özellikle anneniz, kızınız veya kız kardeşiniz göğüs kanseriyse sizde düzenli olarak göğüs kontrollerinden geçmelisiniz
Yumurtalık kanseri
Göğüs kanseri genlerindeki mutasyon bu hastalığa neden olabilir. Anneniz, kızınız veya kız kardeşiniz yumurtalık kanseri geçirmişlerse, bu hastalığa %5 oranında yakalanma riskiniz vardır. Erken teşhis şansınızı arttırmak için düzenli olarak pap smear testi yaptırınız.
Hipertansiyon (Yüksek tansiyon)
Hipertansiyon ilaçlarla, diyet ve egzersizle idare edilebilir fakat çoğu insan hipertansiyon olduğunu öğrendiğinde çok geç olmuş olur. Eğer ailenizden birisinde yüksek tansiyon varsa, siz de tansiyonunuzu düzenli kontrollerle takip etmelisiniz.
Malign Melanom
Bu, deri kanserinin en ciddi olanıdır. Bir benin, kanserli yapıya dönüşmesiyle oluşur. Bazı aileler de Ailesel Atipik Çoklu Ben Melanomu (FAMMM) vardır. Ailenizin bireyleri melanomsa veya çok fazla beni (50'den fazla) varsa, her 4 ile 6 ayda bir deri kanseri için tarama yaptırmanız iyi bir fikir olacaktır. Benleriniz varsa ve değişme gözleniyorsa, ağrılı veya iltihaplı hale gelir, bu aşamada derhal muayene olmalısınız.
Yüksek kolesterol
Diyet ve egzersizle kolesterol seviyenizi kontrol edebilirsiniz fakat kolesterolünüzü takip etmiyorsanız ve 55 yaşından önce kalp hastalığı geçiren bir anne, baba veya kardeşiniz varsa risk altında olabilirsiniz. Kolesterolünüzü düzenli olarak kontrol ettiriniz.
Diyabet
Tip 1 ve Tip 2 diyabetleri aileden geçebilir, bu nedenle ailenizde bu tiplerden herhangi birine sahip olan bir diyabet hastası varsa kan şekeri oranınızı kontrol ettirmelisiniz. Tip 1 diyabeti ne yazık ki önlenemez, Tip 2 ise sağlıklı bir diyet ve egzersizle önlenebilir.
Glokom hastalığı
Ailenizde glokom hastalığı olması, genetik bir bağlantı olma ihtimalinden ötürü, sizi yüksek risk altına sokabilir. Glokom hastalığı tamamıyla önlenemez fakat tedavi edilebilir.
Depresyon
Ailenizde depresif bozukluğu olan biri varsa, bu genetik olabilir, fakat hastalık her zaman kalıtsal değildir ve aile geçmişinde olmadan da gelişebilir.
Alzheimer
Annenizin, babanızın veya kardeşinizin Alzheimer olması, sizin hastalığa yakalanma riskinizi artıracaktır.
Alerjiler ve Astım
Eğer bir annenin veya babanın alerjisi varsa çocukları da P olasılıkla aynı probleme sahip olacaktır. Hem anne hem de baba alerjik ise çocuklarında olma olasılığı u’tir. Astım alerjilere çok yakından bağlantılıdır; astımı olan çocuklardan birçoğunun alerjileri vardır.

Kaynak;turkey.thebeehive.org

Rahim Kanseri

· Pap Test: Rahim ağzından ve vajenden hücreler toplanır. Alınan hücreler mikroskop altında incelenir. Vajinal ilişkiye başlandıktan üç sene sonra her kadın Pap test yaptırmaya başlamalıdır. Ama Pap test yaptırmaya başlama yaşı 21’i geçmemelidir. Yılda bir kere yapılır. 30 yaşından sonra peşpeşe üç normal Pap testi olanlar iki yılda bir yaptırmaya başlayabilir. Herhangi bir risk faktörü olanlar yılda bir yaptırmaya devam etmelidir. 70 yaşından sonra peşpeşe üç veya daha fazla normal Pap test sonucu olanlar ve son on yıl içerisinde anormal Pap test sonucu olmayanlar taramayı bırakabilirler. Risk faktörü bulunanlar taramalara devam etmelidir.

-Transvajinal Ultrason: Yüksek enerjili ses dalgaları kullanılarak görüntü elde edilir.
- Endometrial Örnekleme: İnce bir tüple rahim ağzından rahim içine girilir ve endometriumdan (rahmin yüzeydeki tabakası) doku örneği alınır. Mikroskop altında incelenir.

kaynak; bilkent edu.tr

meme kanseri

Memelerin en önemli hastalığı meme kanseridir. Meme kanseri günümüzde kadınlarda en sık rastlanan kanser türüdür. Yaşamları boyunca her 10 kadından biri meme kanserine yakalanma riski taşır.Meme Kanseri Risk FaktörleriCinsiyetMeme kanseri %99 oranında kadınlarda ve %1 oranında ise erkeklerde görülür.YaşYaşla birlikte meme kanserine yakalanma riski artar. Ülkemizde meme kanserinin görülme yaşı ortalama 49’dur.Aile hikayesiBirinci derece akrabalarda (anne, kız kardeş) meme kanseri bulunması halinde risk 3 kat artar. Hala, teyze, anneanne ve babaanne gibi ikinci dereceden yakınlarda bulunması halinde risk biraz daha azdır.Selim meme hastalığı hikayesiAdet kanaması başlangıç yaşının küçük ve menopoz yaşının büyük olmasıİlk adet kanamasının 12 yaşından önce başlaması ve menopoza 55 yaşından sonra girilmesi meme kanserine yakalanma riskini artırır.İlk doğum yaşının büyük oluşuBir kadının ilk doğumunu 30 yaşın üzerinde yapmış olması bir risk faktörü olarak kabul edilir.Doğum yapmamış olmakRadyasyonÖzellikle genç yaşlarda radyasyona maruz kalanlarda bu risk daha fazladır; 40 yaşından sonra azalır.StresDevamlı stres altında yaşayan kadınlarda meme kanserine daha sık rastlanmaktadır.Sosyo ekonomik düzeyin yüksek olmasıAlkol ve sigara kullanımıUzun süreli östrojen hormonu tedavisi almakGenetik faktörler Bir kadının meme kanserine yakalanma riski ortalama yüzde 10 iken BRCA1 ve BRCA2 genlerinde mutasyon olan kadınlarda bu oran %80’e çıkmaktadır. BRCA1 geni özellikle genç yaşlarda meme ve yumurtalık kanserine eğilimi artıran spesifik bir gendir. Her 300 kadından biri bu geni taşır. BRCA2 geninin mutasyonu kalıtımsal meme kanserlerinin %70’inden sorumlu olup, erkeklerde meme kanseri oluşmasında da etkilidir.Çok şişman olan kadınlar, zayıf kadınlara göre daha sık meme kanserine yakalanırlar.Hipertansiyon meme kanserine yakalanmayı kolaylaştırıcı faktörler arasında yer alır.Diyet ile fazla miktarda yağ alımı bir risk faktörü olarak kabul edilir.Daha önce rahim ve yumurtalık kanserinden tedavi görmüş olanlar memelerini daha sık kontrol ettirmelidirler.Ne zaman hekime başvurmalıyız?-Memede ele gelen ağrılı veya ağrısız kitleler-Koltuk altında ele gelen kitle veya kitleler-Meme başında çatlama, kabuklanma, kanama, yara, içe çekilme, şekil bozukluğu-Meme başından kanlı veya renkli akıntı gelmesi-Meme cildinde kızarıklık, ateş, damarlarda belirginleşme-Meme cildinin renk, şekil bozuklukları, portakal kabuğu görünümü-Memede çukurlaşma, şişlik-Meme üzerinde yaraların ortaya çıkması-Bu belirtilerin klinik açıdan değerlendirilmesi ve araştırılması hekim tarafından yapılmalıdır.Meme hastalıklarında erken tanı çok önemlidir: 20 yaşından sonra düzenli olarak ayda 2 defa kişinin kendisi tarafından meme muayenesini yapması kendi memelerinin yapısı hakkında bilgi sahibi olması ve zaman içinde oluşacak değişikliklerin farkına vararak hekime başvurması erken tanıyı kolaylaştırması açısından büyük önem taşır.Ailesinde meme kanseri öyküsü olan veya diğer risk faktörlerine sahip kadınlar için düzenli olarak hekim muayenesi yapılmalıdır.40 yaşından sonra her yıl düzenli olarak tarama mamografisi yaptırılmalıdır.Meme Görüntüleme YöntemleriMamografiUltrasonografi (US)Manyetik Rezonans (MR)Pozitron Emisyon Tomografisi (PET)Mamografi, memelerin röntgen ışınları ile incelenmesidir. Günümüzde meme dokusunu görüntülemede en sık kullanılan radyolojik yöntemdir. Mamografi tarama mamografisi ve gerekirse tanı mamografisi şeklinde yapılır. Mamografi çekilirken memenin maruz kaldığı radyasyon çok düşük düzeydedir. Mamografi ile elle muayenede hissedilemeyecek kadar küçük kanser odakları görüntülenerek, kanser erken evrede saptanabilir. Tarama mamografisi; özel bir risk faktörü bulunmadığı takdirde 40 yaş üstü kadınlarda yılda bir kez yapılmalıdır. 40-49 yaş arasında düzenli mamografi takipleriyle meme kanserinden ölüm oranında %24, 50-74 yaşlar arasında ise %34 oranında bir azalma saptanmıştır. Mamografiye ek olarak sıklıkla uygulanan tanı yöntemi ultrasonografidir. Meme kanseri risk faktörlerini taşımayan 40 yaş altı kadınlarda öncelikle yapılan görüntüleme yöntemidir.Meme hastalıkları tanısında muayene, radyoloji ve laboratuarın her üçü birden rol oynar. Meme hastalıkları mutlaka bir cerrah tarafından değerlendirilmelidir. Mamografi veya cerrahi girişim kararı hastayı muayene eden hekim tarafından verilmelidir.Meme kanserinin tanı, tedavi ve takibi mültidisipliner bir yaklaşım gerektirir. Cerrah, radyolog, patolog, medikal onkolog (kemoterapist), radyasyon onkoloğu (radyoterapist) ve radyoizotop uzmanı bu yaklaşımda yer alırlar. Genellikle tanıdan sonraki ilk yaklaşım cerrahidir. Erken tanı ile başlangıç safhasında yakalanmış kanserlerde yapılacak cerrahi tedavi de o kadar küçük olur, memenin şeklinde önemli bir şekil bozukluğu meydana gelmez. Kanserli doku büyüdükçe çıkartılması gereken doku miktarı artar. Cerrahiden sonra kanserin tipine ve yayılma derecesine göre önce kemoterapi veya radyoterapi ve gerekirse her ikisi uygulanır.Meme Kanserinden KorunmaMeme kanserinden korunmak ancak risk faktörlerinin kontrol edilmesiyle mümkün olabilir. En önemli risk faktörleri olan cinsiyet ve yaşı değiştirmenin imkanı yoktur. Diğer önemli risk faktörlerinin başında ailesel yatkınlık, adet görme özellikleri, doğum ve sosyo ekonomik durum gelmektedir. Diyetteki yağ miktarının azaltılmasının meme kanseri riskini azaltabileceği tartışmalıdır. Yağın günlük kalori ihtiyacının %30 altına indirilmesi, bol meyve, sebze ve hububat yenmesi önerilmektedir. Balık yağı tüketimi faydalıdır. Alkol alınımının azaltılması yararlıdır. Fiziksel aktivite çok önemlidir. Genç yaşta egzersiz yapan ve normal kilosunu koruyan kadınlar ömür boyu meme kanserinden korunabilirler. Genetik nedenlerden dolayı meme kanseri riski yüksek olan kadınlar genç yaşta egzersiz yaptıkları ve normal kilolarını korudukları takdirde hastalığın ortaya çıkması gecikmektedir.Meme hastalıklarında erken tanı çok önemlidir. Özellikle meme kanseri için hayat kurtarıcıdır.
kaynak:www.biruni.com.tr
alıntıdır..